1000 TL üzeri ücretsiz kargo
1000 TL üzeri ücretsiz kargo
1000 TL üzeri ücretsiz kargo

Bir Dostluk, Bir Doğa, Bir Hikâye

Uykucu Tosbağa'nın hikâyesi bir marka kurma fikriyle başlamadı.

Bir arkadaşımızın, bebeği için istediği bir şeyle başladı.

Biz, hayatının büyük bölümünü yazılım dünyasında geçiren ama elleriyle bir şeyler üretmekten her zaman büyük keyif alan bir çiftiz. 40'lı yaşlarımıza yaklaşırken birbirimize basit bir soru sorduk:

“Geçmişte yapmak isteyip de cesaret edemediğimiz neler var?”

Sonra düşünmek yerine yapmaya başladık.

Birimizin elinde deri, iğne ve iplik vardı; diğerimizin önünde bir dikiş makinesi…

Cüzdanlar, çantalar, gömlekler, ceketler dikildi. Evde neye ihtiyaç varsa hazırını almak yerine önce “Biz bunu yapabilir miyiz?” diye düşünür olduk.

Tam o günlerde yakın arkadaşlarımızın hayatına minik bir Doğa geldi.

Doğa'nın annesi Damla da bizim hayatımızda yeni bir kapı açtı.

Her şey, Damla'nın Doğa için arayıp da tam olarak bulamadığı şeyleri bize anlatmasıyla başladı.

Damla için önemli olan, emzirme önlüğünün yalnızca güzel görünmesi değil; dışarıda rahatça kullanılabilmesi, gerçekten işe yaramasıydı. Oysa karşısına çıkan ürünlerde şıklık ve işlevsellik çoğu zaman aynı yerde buluşmuyordu.

Müslinlerde de durum pek farklı değildi. Beğendiği bir kumaş ya da desen olduğunda, bu kez o kumaşın ihtiyaç duyduğu üründe kullanılmış hâline rastlamak her zaman mümkün olmuyordu.

“Ben kumaşı bulsam, siz diker misin?” diye sordu.

Diktik.

Doğa kullandı.

Damla anlattı.

Başka anneler gördü.

Onlar da istedi.

Ama aslında o günlerde yalnızca Damla ve Doğa için birkaç ürün dikmiyorduk.

Farkında olmadan, ileride Uykucu Tosbağa'nın en temel düşüncelerinden biri olacak bir sorunun peşine düşüyorduk:

Bir ürün neden aynı anda hem kaliteli, hem güzel, hem de gerçekten kullanışlı olmasın?

Dinledik.

Denedik.

Beğenmediğimizi eledik.

İçimize sinmeyince yeniden yaptık.

Ve bir gün Damla'nın bize verdiği cesaretle durup düşündük.

Belki de mesele yalnızca Damla’nın Doğa için aradığı ürünleri bulamaması değildi.

Belki birçok anne ve baba aynı şeyi yaşıyordu.

Yumuşacık bir kumaş buluyorsunuz, desenini sevmiyorsunuz.

Desenine bayılıyorsunuz, kumaşına dokunduğunuzda içinize sinmiyor.

İkisini bir arada buluyorsunuz, bu kez ürün düşündüğünüz kadar kullanışlı olmuyor.

Neden üçünü birden istemeyelim ki?

İyi kumaş.

Özgün bir tasarım.

Gerçek hayatta işe yarayan detaylar.

İşte Uykucu Tosbağa'nın temelleri böyle atıldı.

Ev tipi makinelerimizi kenara kaldırdık. Sanayi tipi dikiş ve overlok makinelerimizi aldık. Kumaşları araştırmaya, baskı atölyeleriyle görüşmeye, desenler seçmeye başladık.

Bir kumaşı yalnızca güzel göründüğü için kullanmadık.

Dokunduk.

Yıkadık.

Denedik.

Bazen satın aldığımız kumaşı, beğenmeyip, maliyetini üstlenmek pahasına kullanmadık.

Çünkü üzerine güzel bir desen basmanın, bir ürünü Uykucu Tosbağa yapmak için yeterli olmadığına karar vermiştik.

Bugün hâlâ yeterli değil.

Bu yüzden bir Uykucu Tosbağa paketini hazırlarken yalnızca içindeki müslini düşünmüyoruz.

Onu koruyacak pamuk keseyi de dikiyoruz.

Kesenin üzerine seçtiğiniz desenin küçük bir parçasını taşıyoruz.

Paketin içine minik sürprizler saklıyor, teşekkürümüzü sıradan bir karta değil, Uykucu Tosbağa'nın dünyasından küçük bir masala emanet ediyoruz.

Çünkü bütün bunların başlangıcında bir mağaza, bir satış hedefi ya da bir iş planı yoktu.

Bir arkadaşımız vardı.

Damla.

Onun, bebeği için daha iyisini istemesi vardı.

Bir de bütün bunlardan habersiz, annesinin kucağında hikâyemizin başlamasına vesile olan küçücük bir Doğa vardı.

Bugün Uykucu Tosbağa büyümeye çalışan çok genç bir marka.

Ama ne kadar büyürsek büyüyelim, başlangıçta öğrendiğimiz şeyi unutmamak istiyoruz:

Bir anne veya baba çocuğu için bir şey seçtiğinde, yalnızca bir ürün satın almıyor.

Dokunduğu kumaşı önemsiyor.

Nasıl göründüğünü önemsiyor.

Nasıl kullanıldığını önemsiyor.

Çünkü söz konusu çocukları olduğunda, küçük görünen detaylar aslında hiç de küçük değil.

Biz de o detayları önemsiyoruz.

Belki de Uykucu Tosbağa'nın bütün hikâyesi tek bir cümleye sığıyor:

Damla, Doğa için daha iyisini aradı.

Biz de bulamayınca yapmaya başladık.

logo
visamaestromastercard